AYVALIK

Zeytin ve çam ormanlarının deniz ile kucaklaştığı ve içiçe geçmiş birbirinden güzel koyları ile irili ufaklı adalara sahip olan Ayvalık, mimari yapıları ve büyüleyici denizaltı dünyası ile keşfedilmeyi bekleyen; Kent yaşantısının koşuşturmalarından uzaklaşarak kendinizi doğa ile içiçe bulabileceğiniz ve sessizliğin tınısında ruhunuzu dinlendirebileceğiniz gibi, gün batımını en güzel haliyle yaşayabileceğiniz ve tarih kokan Cunda (Alibey) Adası’nda dolaşırken bir anda kendinizi tarih kokan ihtişamlı sokaklarında bulabileceğiniz bir turizm cennetidir.

AYVALIK TARİHİ

Ayvalık M.Ö. 1500 tarihinden bu yana çeşitli toplumların yerleşim yeri olmakla birlikte Balkanlardan kopup gelen Mysia’lılar bu bölgeye yerleşmiştir. Sırası ile Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Bergama Krallığı ve Roma egemenlikleri altında yaşamışlardır.

Mübadele yoluyla Ayvalık’tan ayrılan Rumlar, daha sonra yayınladıkları kitaplarda Ayvalık’ı Aiolis’in başkenti olarak tanımlamışlardır. Türklerin Anadolu’ya gelmesi ve Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla Türklerin egemenliğine geçen bölge bir görüşe göre 1620’li yıllarda Celali İsyanlarında Kayseri’den gelen Osmanlı Rumları tarafından kurulmuştur. Bir görüşe göre ise; 1770 tarihinden itibaren Osmanlı İmparatorluğu içinde, farklı bir konumda özerk bölge olarak Rumların yaşadığı yalnızca devlet görevlilerinin Türk olduğu bir döneme girmiştir.

Antik çağda, Ayvalık adalarına Hekatonisa ismi veriliyordu. Bu isim, adaların en büyüğü olan Nesos (Moshonisi, Cunda diğer ismi ile Alibey Adası) aynı isim ile söylenen Nesos antik kentinin baş tanrısı olan Hekatos olarak da anılan Apollon’dan gelmekteydi. Apollon Adaları’ndan Nesos dışında Chalkis, Pordoselene ve Kydonia antik yerleşmeleri vardı. Bu dört antik kentten Chalkis ve Pordoselene yok olmuşlar, ancak Kydonia ve Nesos yani Ayvalık ve Cunda Adası günümüze ulaşmışlardır.

AYVALIK KENT MİMARİSİ

Ayvalık, coğrafi güzelliğinin yanında tarihi evleri ile geçmişe özgün kent dokusunu günümüze kadar sürdürebilen ve aynı zamanda dar sokaklarını dolaşırken geçmişi ruhunuza işleyen, Anadolu coğrafyasının görkemli tarihi kentlerinden biridir. Ayvalık, 1800’lerin başından itibaren hızla gelişerek sanayi ve ticaret kenti olmuştur. Zeytin ve zeytinyağı ticaretine dayalı ekonomisi ile Ege’nin sanayi ve ticaret kentlerinden birisi olmuştur. Ayvalık’ın tarihi kent dokusunu oluşturan yapılar ağırlıklı olarak bu dönemde yapılmış olup, arnavut kaldırımlı dar sokakları, bu sokaklarda yanyana sıralanmış taş evleri, evlerin yaşama dönük cepheleri, rüzgarın eşlik ettiği deniz kokusu ile özgün bir yerleşim ve adeta bir açık bir hava müzesidir.

Evlerin tepeden kıyıya doğru yükselen kademeli yerleşimi, sokaklarının simetriye ve düzene dayalı görünümü mimarisinin de ana şeklini oluşturmaktadır. Evlerde genelde yöreye özgü olarak kırmızı renkte olan Sarımsak taşları, evlerin düzenlenmesinde karakteristik öğedir.

Neo-klasik mimari tarzını yansıtan Ayvalık evlerinin kapı, pencere açıklıkları geniş ve yüksek tutulmuştur. İki katlı evlerin bazılarında üst katı sokağa doğru çıkıntılı olan oda şeklinde yapılmış “cumbalı” diye tanımlanan tiplerdendir.

AYVALIK DİNİ YAPILARI

Agia İanni Kilisesi (Saatli Camii) : İlçe merkezinde yer alan kilise rumlar tarafından inşa edilmiştir. Kapalı Yunan haçlı bir plana sahiptir. Kilisenin, güneybatı köşesinden yükselen çan kulesi üzerindeki saat yapıya adınıvermiştir. Saatli Cami, kilise olarak hizmet verdiği dönemden kalan çan kulesini koruyarak Ege’nin farklı inanç ve kültürlere olan saygısını simgeliyor. 1850 yılında yapıldığı tahmin edilen yapı mübadele öncesi Ortodoks Hıristiyan cemaatinin kilisesi olan mabet, yapısı bozulmadan 1928 yılından sonra camii olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sade fakat anıtsal mimarisi ile Saatli Camii; kentin görünüşü ve yaşamın ile bütünleşmiş, insanlarla bağlarını yüzyılların birikimiyle daha da sağlamlaştırmıştır.

Agia İorgi Kilisesi (Çınarlı Camii) : Çınar ağaçlarının yaşlılığını ve sükunetini bahçesinde toplamış kendi görüntüsünü gökyüzüne doğru açmış gibi duran Çınarlı Camii. Tarihi çınarlar onun geçmişteki yaşanmışlığını tanımlamaktadır. Pazar yeri olarak anılan ilçe merkezinde yer alan yapı, yapım malzemesinde ağırlıklı olarak sarımsak taşı kullanılmıştır. Cephe düzenlemesinde küçük sütuncelerle oturan kemerli biçimler ve bunların üzerine yerleştirilmiş örgü şebekeler ile pencere biçimleri yapıya etkileyici bir görünüm kazandırmış. 19. yüzyılın ikinci yarısında Ayvalık’ta oturan Rumlar tarafından yapılmış. Kilise, Cumhuriyet döneminde camiiye dönüştürülmüştür.

Kato Panaya Kilisesi (Hayrettin Paşa Camii) : Ayvalık’a yerleştirilen Türk nüfusunun dinsel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yapıların çehresi o gün koşulları gereği değiştirlmek zorunda kalmıştır. Bu nedenden doalyı Ayvalık kent içindeki kiliselerin büyük bir kısmı 1928 yılından sonra camii olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kato Panaya Kilisesi de bu değişim ile bulunduğu mahallenin ve bulunduğu sokağın adıyla Hayrettin Paşa Camiisi olmuştur. Bazalikal planlı ve batısında nerteks girişi olan yapı, son derece basit, sade ve süslemesiz olmasının sebebi Rumlar döneminde iken “Helen Okulu” diye adlandırılan dini eğitim veren iki okul yapısının arasında yer almaktadır.

Hamidiye Camii : 19. yüzyılda Osmanlı Dönemi’nde yaşayan Müslümanlar için yapılmış tek camii olma özelliğini taşıyan Hamidiye Camiisi II. Abdülhamit döneminde yapılmıştır. Ayvalık’ın tarihsel değerini yansıtan bir cami olarak yapılan tek özgün yapıttır.

Taksiyarhis Kilisesi : Hristiyan ve müslümanların bir arada yaşadığı bir mahallede yer alan kilise baş melek Cebrail’in adını taşımaktadır. Başpiskoposluk Kilisesi olarak yapılan Taksiyarhis Kilisesi Hristiyan ikonografisi resimleriyle ünlüdür. Kilise avluya açılan iki anıtsal kapının ardından gelen geniş bir avlu içerisinde yer almaktadır. Kitabesinde 1844 yılında yapıldığı belirtilen Kilise; bazalikal planlı kademeli kuruluşlu dış cephe oldukça sade bir görüntüye sahiptir. Dış cephesinin sade olmasına rağmen kilisenin içi, dönemin süsleme zenginliğini yansıtacak kadar gösterişlidir. Özellikle İkonostasis’in üst panolarındaki ikonalar, Girit Ekolüne ait resimlerdir. Rönesans resim sanatının özelliklerini içinde barındıran ve Hıristiyan ikonografisine ait temaların işlendiği bu resimlerde gerçekçi ve dengeli bir kompozisyonun bütünleştiğini görebilirsiniz. Taksiyarhis Kilisesi 2013 yılında restorasyon çalışmaları bitirilerek anıt müze statüsünde ziyaretçilere açılmıştır.

Ayazma Kilisesi : Ayvalık’ın Kemal Paşa Mahallesinde bulunan Ayazma Kilisesi; yüksek duvarlarla çevrilmiş avlunun kapalılığından sıyrılmaya çalışarak zarif yüzüyle gökyüzüne doğru yönelmektedir. Uzunlamasına dikdörtgen planlı Ayazma Kilisesi düzgün kesme taşlı duvar örgüsüne sahip olup, ön giriş cephesi haricinde görünüşüne simetri ve sadelik yerleşmiştir. Sarımsaklı taşının kırmızımsı renginin ağır başlı görüntüsü cephenin anıtsal düzenini daha da vurgulamaktadır. Kutsal su anlamını taşıyan Ayazma adıyla anılan Ayazma Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi anlayışından farklı bir görselliktedir. Dikdörtgen planlı bazalikal yapının özellikle batı cephesi antik mimarinin izlerini taşır.

AYVALIK SU ALTI DÜNYASI

Doğal dokusu, tarihi ve mavi bayraklı plajları ile turizmde yükselen bir yıldız konumunda bulunan Ayvalık, sahip olduğu su altı dünyası güzellikleri ile öne çıkmaktadır. Su altı zenginliklerinin en önemlilerinden biri olan Kırmızı Mercanlardır. Genelde Kızıldeniz’de yaşam alanı bulan kızıl mercanlar Ayvalık’ta da günden güne çoğalmaktadır. Ayvalık su altı dünyası ile resifler, sığ ve derin su batıkları, güzel amphora kalıntıları ve sünger türleri ile de keşfedilmeyi beklemektedir.

ULAŞIM;

Ayvalık ulaşım açısından oldukça önemli ve işlek olan 2 önemli yol üzerinde bulunmaktadır.
– Çanakkale – İzmir arası karayolu üzerindedir. Ayrıca Bandırma – Balıkesir üzerinden gelen araçların Edremit güzergahından ilerlemesi Edremit çatısından itibaren İzmir yoluna girmesi sonucu Ayvalık’a ulaşım sağlanmaktadır.

İstanbul’dan Ayvalık’a Ulaşım;

Hızlı feribot ile;

Yenikapı üzerinden Bandırma ortalama olarak 1 saat 30 dk. – Susurluk – Edremit – Ayvalık
Tekirdağ üzerinden; İstanbul – Tekirdağ – Eceabat – Çanakkale- Ezine – Ayvacık – Edremit – Ayvalık
Yalova üzerinden; Yalova – Bursa – Balıkesir – Edremit – Ayvalık

Havayolu ile Ulaşım;

Edremit ilçesine bulunan Körfez Havalimanı faaliyete girerek İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından seferleri bulunan Borajet Havayolları ile ulaşım sağlanmaktadır. Havalimanının Ayvalık’a mesafesi 40 Km. olup Borajet Havayollarının servisi bulunmaktadır.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Ayvalık’a 175 Km. mesafededir.

 

ESEN HOTEL
ANASAYFA
ODALARIMIZ
GEZİLECEK YERLER
HAKKIMIZDA
GALERİ
İLETİŞİM

ODALARIMIZ
BAHÇE KATI
BAHÇE KATI ÖN CEPHE
2. KAT GİRİŞ
2. KAT GİRİŞ ÖN CEPHE
ÜST KAT CİBİNLİKLİ
CİBİNLİKLİ ÖN CEPHE
İKİ YATAKLI ODA

GEZİLECEK YERLER
AYVALIK
CUNDA ADASI
SARIMSAKLI
YAPMADAN DÖNME

TripAdvisor

TripAdvisor